meşgul etmek

v. occupy, employ

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • meşgul etmek — 1) vaktini almak 2) uğraştırmak 3) oyalamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meşgul — sf., lü, Ar. meşġūl 1) Bir işle uğraşan, iş görmekte olan Belediye doktoru, kışın kimya tecrübeleri ile meşguldü. S. F. Abasıyanık 2) Çalışır, kullanılır durumda olan, dolu Telefon meşgul. Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller meşgul etmek meşgul… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esir etmek — 1) tutsak durumuna getirmek 2) alıkoymak, meşgul etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • işgal etmek — 1. meşgul etmek. 2. ele geçirmek …   Osmanli Türkçesİ sözlüğü

  • iştigal etmek — uğraşmak, ilgilenmek, meşgul olmak Otuz senedir tiftik ticaretiyle iştigal ederim. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • esir almak — 1) tutsak etmek 2) alıkoymak, meşgul etmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • oyalamak — 1. i 1) Belirli bir süre birinin dikkat ve ilgisini başka bir şey üzerine çekmek, meşgul etmek Gazino varmış / Denize karşı / Beni oyalarmış / Dükkânlarıyla çarşı. B. Necatigil 2) Vakit kazanmak için aldatmak 3) Eğlendirmek, hoşça vakit geçirtmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • lafa tutmak — yersiz, zamansız ve sürekli konuşarak meşgul etmek, oyalamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • kafasını kurcalamak — zihnini meşgul etmek, düşündürmek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • İLHA' — Boş şeylerle meşgul etmek. Gaflet …   Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • bakmak — e, ar 1) Bakışı bir şey üzerine çevirmek Zamanla nasıl değişiyor insan / Hangi resmime baksam ben değilim. C. S. Tarancı 2) Aramak 3) Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak Limana bakan penceresinden deniz görünürdü. O. V. Kanık 4) Bir şeyin… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.